SÜNEN EBU DAVUD
CENAİZ BAHSİ
57-59. Birden Fazla Ölüyü Bir Kabre Kovmak Ve Kabirlere Alamet Koymak
El-Muttalib’den demiştir ki: Osman b. Maz’un ölünce, cenazesi (evinden) çıkarılıp (Bakî mezarlığına) gömüldü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) (ashabdan) birisine (büyükçe) bir taşı getirmesini emr etti. (Fakat) taş’ı kaldırmaya (adam’ın) gücü yetmedi. Derken Rasûlullah (s.a.v.) adam’ın yanına varıp kollarını sıvadı.
(Bu hadisi rivayet eden) El-Muttalib dedi ki: Bu hadisi bana Rasûlullah (s.a.v.)’dan nakleden kimse -Rasûluilah (s.a.v.)’ın kollarını sıvadığı zaman kollarının beyazlığını sanki (hâlâ) görüyor gibiyim-dedi. Sonra (Rasûl-i Zişan efendimiz) o taşı kaldırıp (cenazenin) ba-şucuna koydu. Ve:
“Kardeşimin kabrini bu taşla tanırım ve ev halkından ölenleri de onun yanına defn ederim.” buyurdu.
İzah:
İbn Mace, cenâiz
Osman b. Maz un: Medine de vefat eden ve Bakı mezarlığına ilk konan muhacirdir.
Hakim’in, Abdullah b. Ebî Rafi yoluyla Ebû Rafi’den rivayet ettiği bir hadis-i şerifte açıklandığına göre, Rasûl-i Zişan Efendimiz, ashabının cenazelerini defn için uygun bir mezarlık tayin etmeyi arzu etmiş. Bu maksatla Medine çevresini dolaştıktan sonra mezarlık için en uygun yer olarak Bakî’-yi seçmiş. Sonra buranın mezarlık olarak kullanılması için emir vermiş. Buraya ilk defn edilen de Hz. Osman b. Maz ‘un olmuş, Hz. Nebi onu bizzat kendi elleriyle kabre koymuş. Başı ucuna da (alamet olarak) büyükçe bir taş dikerek -işte Osman’ın kabri budur- buyurmuş.
Bundan sonra muhacirlerden biri ölünce, Rasûlü Ekrem, onun da Hz. Osman’ın bulunduğu kabre konmasını istermiş.
Hz. Osman b. Maz’un akran ve emsali arasında hiç içki içmemekle temayüz etmiş kadri yüce bir zattı. Müslüman olduktan sonra, ağzına hiç içki koymadığı gibi, Cahiliyye döneminde de içki içmemiş ve kendisine sunulan içki kadehlerini “Benden aşağı olan kimseleri bana güldürecek olan bir şeyi içemem” diyerek reddetmiştir.
Hz. Nebi “Ev halkından ölenleri de onun yanına defn ederim.” buyurmakla “Onun bulunduğu kabre defn ederim” demek istememiş, “Onun bulunduğu kabrin çevresine defn edeceğini” anlatmak istemiştir. Çünkü Rasul-i Ekrem Efendimizin bizzat kendi uygulamasına bakılınca bir kabrin sadece bir ölüye ait olduğu, o kabirde bulunan cenaze iyice çürüyüp yok olmadıkça, oraya ikinci bir cenazeyi koymanın caiz olmadığı, ancak ölülerin çokluğu ve her birisi için ayrı bir kabir tesis etmenin imkansızlığı gibi, zaruret hallerinde birden fazla cenazenin bir kabre konulabileceği anlaşılır. Bu meselede âlimler ittifak etmiştir. Nitekim 3136 numaralı hadisin şerhinde açıklamıştık.
Hz. Nebi, Hz. Osman b. Maz’un’u şereflendirmek için yahutta, Hz. Osman da Kureyş’ten olduğu için, O’ndan “kardeşim” diye söz etmiştir. Kuvvetli olan görüşe göre, Hz. Osman, süt kardeşi olduğu için ondan “kardeşim” diye bahsetmiştir.
Hz. Nebi’in aile efradından Bakî mezarlığına ilk defnedilen kimse de oğlu Hz. İbrahim’dir. Hz. İbrahim vefat edince Fahr-i Kâinat Efendimiz “Sen de hayırlı selefimiz Osman’a katıl!” demiş, bunun üzerine Hz. İbrahim de oraya defnedilmiş-. Aynı şekilde, Hz. Nebi’in kızı Zeyneb de Bakî mezarlığına defnedilmiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar