Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CENAİZ BAHSİ

30-31. Haddinden Fazla Pahalı Kefen Kullanmak Mekruhtur

Ali b. Ebû Talib (r.a) den demiştir ki: Kefen (seçmek) te pahalıcıhğa sapmayınız. Çünkü ben Rasûlullah (s.a.v.)’i “Kefen hususunda pahalıcılık yapmayınız. Çünkü o, çabuk soyulur.” derken işittim.

İzah:

Kefen seÇerken, gerek kefenin sayısı, gerek ölçüleri ve gerekse fiatı hususunda Hz. Nebiin ve ashabının tatbikatını gözönünde bulundurmak, lükse kaçan ve sahibine ağır külfetler yükleyen pa­halı kumaşlar seçmekten kaçınmak gerekir. Çünkü Rasûlü Zîşan Efendimi­zin tabiriyle, kefen ölünün vücudunda çok kısa bir zamanda eskir ve lime lime olarak soyulup gider. Nitekim bir hadis-i şerifte buyurulduğu Üzere “Ebû Bekir (r.a) vefat ederken kendi üzerinde bulunan zaferanla lekelenmiş bir elbiseye bakarak -şu elbisemi yıkayın ve O’na iki elbise daha katın da beni onlarla kefenleyin- demiştir.” Hz. Aişe de kendisine O eskidir deyince,

“Şüphesiz yeniyi giymeye diri ölüden daha layıktır. O (kefen) ancak bedenden akan irin ve sarı sular içindir.** cevabını vermiştir.[Buhari, cenaiz; Muvatta, cenaiz; Ahmed b. Hanbel VI-45, 132.]

Binaenaleyh, erkekler için sünnet olan kefen; lifafe, izar ve kamisten iba­rettir. İşte bu üç parça bezin, temiz olmak şartıyla yeni veya kullanılmış ol­ması arasında bir fark olmadığı gibi [Miras Kâmil, Sahih-i Buhaıi terceme ve şerhi IV- 426, 427.] sünnet olan bu kumaşların seçimin­de pahalı kumaşlardan kaçınmaktır.

Mevzumuzu teşkil eden bu hadis-i şerifin, “Biriniz kardeşini kefenledi­ği zaman, kefenini güzel yapsın.” mealindeki 3148 numaralı hadis-i şerifle, Deylemî’nin rivayet ettiği “cenazelerinizin kefenini güzel yapın: Zira onlar biribirlerine onunla iftihar ederler ve kabirlerinde birbirlerini onunla ziyaret ederler.” mealindeki hadis-i şerif arasında bir çelişki yoktur. Çünkü kefe­nin güzel olmasından maksat, pahalı olması değil, temiz ve hayatta giyilebi­len kumaşlar cinsinden olması ondan daha pahalı ve daha düşük olmayıp orta kalitede bir bezden olmasıdır ki bu da dinin koymuş olduğu ölçüleri aş­mamakla gerçekleşir.

Ancak mevzumuzu teşkil eden bu hadisin senedinde Amr b. Hişam el-Cenbî vardır. Bu râvinin güvenilir bir râvi olup olmadığı hakkında ihtilaf vardır. Sonra Sabi ile Hz. Ali arasında bulunması gereken ravi de atlanmış­tır. Bu bakımdan bu hadis munkati’ dir. Çünkü Darekutnî’nin açıklaması­na göre Sa’bi Hz. Ali’den bir hadisten başka bir hadis işitmemiştir. O hadis­te bu hadis değildir.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD