SÜNEN EBU DAVUD
CENAİZ BAHSİ
DEVAM: 24-25. (Ölüm Karşısında) Yüksek Sesle Ağlamak
Yezid b. Evs’den demiştir ki: Ebû Musa, ağır (hasta) iken yanına girmiştim. Karısı ağlamaya başladı. Yahut ta ağlamaya yeltendi. Bunun üzerine (Ebû Musa) ona “Sen Rasûlullah (s.a.v.)’i ve (bu mevzuda) söylediklerini duymadın mı? dedi. (Karısı) evet (duydum) dedi (ve) ağıt’ı kesti.
(Bu hadisi Yezid ve Evs’den rivayet eden İbrahim dedi ki:) Ebû Musa ölünce, Yezid (bana) dedi ki: (Ebû Musa öldükten sonra ben o) kadınla karşılaştım ve kendisine “Ebû Musa’nın Rasûlullah’ın sözünü işitmedin mi diye sana (söylediği) ve (işitince) sustuğun sözü neydi?” dedim. Rasulullah: “saç yolan (musibet karşısında) feryad eden ve yaka yırtan bizden değildir.” buyurdu diye cevap verdi.
İzah:
Müslim, iman; Nesâî, cenaiz; İbn Mace, cenaiz, Ahmed b. Hanbel IV-396, 397, 404, 405, 411, 416.
Metinde geçen “Bizden değildir” sözünün zahiri manası, “Bizim dinimizden değildir.” demekse de buradaki manası “Bizim mükemmel yolumuzdan ve sünnetimize uyanlardan değildir.” demektir. Bir başka ifadeyle bu sözle, “Musibet karşısında saçını başını yolup, fer-yadü figan edip yakasını paçasını yırtan kimseler, bizim mükemmel sünnetimize, kâmil yolumuza uyan kimseler değildir.” denmek istenmiştir. Bu gibi davranışlarda bulunanları, ağır bir dille tenkid etmek ve şiddetli bir şekilde azarlamak için “Bizden değildir.” cümlesi kullanılmıştır. Nitekim çocuğunu azarlamak isteyen bir baba da ben senden değilim sen de benden değilsin” der. Bu sözüyle çocuğunun kendi yolunda olmadığını ifade etmek ister.
Binaenaleyh bu gibi hareketler de bulunan bir kimse, İslamiyete uymayan bir davranışta bulunmuş olursa da dinden çıkmış olmaz. Fakat haram olduğunu öğrendiği halde helal olduğuna inanarak, ya da Allah’ın kaza ve kaderine isyan gayesiyle bu gibi davranışlarda bulunan bir kimse İslâm dininden çıkmış olur.
İbn Münir’e göre, bu gibi davranışlarda bulunanları te’dip için onlardan yüz çevirip bu hallerinden vazgeçinceye kadar kendileriyle konuşmamak icab eder. Ebû Süfyan (r.a) de bu hadisin gönüllerdeki etkisinin daha şiddetli olması için “Bizden değildir” cümlesini zahiri manası üzerinde bırakıp tevili yoluna gidilmemesini tavsiye ederdi.
Hafız İbn Hacer “Bizden değildir” cümlesini “Ben (ondan) beriyim”[Müslim, iman] cümlesiyle tefsir etmiş ve “Beri kelimesi; birşeyden ayrılmak, anlamına geldiğine göre, bu cümlede sözü geçen davranışları yapan bir kimsenin Hz. Peygamberin şefaatından mahrum kalacağı tehdidi vardır” demiştir.
Buhârî ile Müslim’in bu mevzuda rivayet ettikleri hadisin tamamı şu mealdedir: “Ebû Musa ağır bir şekilde hastalandı ve bayıldı. Başı kadınlardan birinin kucağında idi. Kadınlardan biri bir çığlık attı. Fakat Ebû Musa ona bir şey söyleyemedi. Ayıldığı vakit “Rasûlullah (s.a.v.)’in beri olduğu bir şeyden ben de beriyim. Rasûlullah (s.a.v.) vaveylacı, saçını yolan ve elbisesini yırtan kadınlardan beri idi” dedi.[Müslim, iman; Buhârî, cenaiz]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar