Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CENAİZ BAHSİ

8. Ziyaret Esnasında Hastaya Dua Etmek

İbn Abbas’dan (rivayet olunduğuna göre) Nebi (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: “-Her kim eceli gelmedik bir hastayı ziyaret eder de onun yanında iken yedi defa Ulu Allah ve arşın yüce Rabbinden sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse Allah o hastayı kesinlikle bu hastalıktan kurtarır.”

İzah:

Tirmizî, tıb; Ahmed b. Hanbel, 1,375, 382, 414, 430.

Ecel: Hayatın sonu, ölüm için tayin ve takdir edilmiş vakit demektir. Ehli sünnete göre ecel, Allah tarafından ezelde tesbit edilmiş olup ne öne alınır ne de sonraya kalır.[Yunus, 49, Münafikûn, 63.] Ecel geldi mi ölüm de ge­lir. Olağandışı ölümler ecelin öne alındığı manasına gelmediği gibi, tersi de ecelin tehir edildiğini göstermez. Çünkü Allah o kimsenin ne zaman ne için öleceğini daha önceden bildiği için ecelini de bu bilgisine göre tesbit et­miştir.[Debbağoğlu Ahmed, Ansiklopedik Büyük İslam İlmihali, 133.]

Arş: Taht, çatı, tavan gibi anlamlara gelir. Kur’an-ı Kerim ve hadisler­de anlatıldığına göre, arş yedi semanın ve kürsinin üzerinde bulunur. Bunla­rın hepsini kuşatır. Kur’an-ı Kerim de Allah’ın arşın sahibi ve Rabbi olduğu belirtilir. “Allah yüce arşın sahibidir.[Nemi 26] “Allah gökleri ve yeri altı günde ya­ratmış ve sonra onun emri arş üzerinde hükümran olmuştur.”[A’raf 54; Yunus /3] “Alem ya­ratılmadan önce arşı su üstünde idi.”[Hud 7] “Allah arş üstünde istiva etmiş, onun emri ve hükmü arşı kaplamıştır.”[Ta-Ha 5; Secde 4; Hadid 4]

Ehl-i sünnet âlimleri, Allah’ın arş üzerine istiva etmesinden, orada otur­masının ve mekâna muhtaç bulunmasının gerekmeyeceğini söyleyerek, bu gibi ifadeleri müteşabih saymışlar ve te’vili cihetine gitmişlerdir. Buna göre, arş; “Allah’ın mutlak hüküm verme ve yürütme gücünün ifadesidir. Arş Al­lah’ın kudret ve saltanatının tecelli yeridir. O, bir manâda bütün kâinatı ifade etmektedir.[Debbagoğlu Ahmed, Ansiklopedik Büyük İslâm İlmihali 58-59.]

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Yedi semanın kürsideki duru­mu, bir halkanın içine atılmış yedi para gibidir. Arşa göre, kürsi de büyük bir sahraya atılmış demir halka gibidir.”[islâmi Bilgiler Ansiklopedisi, Bergâh yayınlan 1981, I, 239.]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD