Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

DİYAT BAHSİ

DEVAM: 12. Hanımı İle Birlikte Birisini Bulan Kişi Onu Öldürebilir Mı?

Ebu Hureyre (r.a) den; şöyle dedi: Sa’d b. Ubâde, Rasûlullah (s.a.v)’e; “Hanımımla birlikte bir erkek bulsam, dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi vermeliyim? (Ne dersin?)” dedi. Rasûlullah (s.a.v): “Evet” buyurdu.

İzah:

Müslim, Liân

Hadisin, Sahih-i Müslim’deki rivayetinde Rasûlullah (s a v) in: “Şüphesiz Sa’d gayretli (kıskanç) dir. Ama ben ondan kıskancım, Allah da benden daha kıskançtır” buyur­duğu zikredilmiştir.

Metinde gördüğümüz gibi, Sa’d b. Ubâde (r.a) Hz. Nebi (s.a.v) e; hanımını yabancı bir erkekle yakalayan kişinin onu öldürüp öldüremeyeceğini sormuş, Rasûlullah’da; “Hayır” cevâbını vermiştir. Bunun üze­rine Sa’d efendimize; “Sana hak dinle ikramda bulunan Allah’a yemin ederim ki öldürür” demiştir. Tabi bu, Rasûlullah’in verdiği bir hükme kar­şı çıkmak değil, bu durumla karşı karşıya kalan birisinin sabredemeyip ci­nayet işleyebileceğine ihsasla efendimiz ruhsat vermeyince susmuş, edep dairesinin dışına çıkmamıştır.

Hz. Nebi (s.a.v) in, Sa’d için: “Şu büyüğünüzün dediğine ku­lak verin” buyurması, Aliyyûl-Kâri’nin dediğine göre, Sa’d için bir özür beyanı ve onun söylediğinin sırf gayretinden dolayı olduğuna dikkat çek­mektir. Yoksa birisini öldüren kişiyi övmek değildir.

Üzerinde durduğumuz hadis-i şerifler, karısının yanında yabancı bir erkek bulan kişinin, onu öfdüremeyeceğine delâlet etmektedir. 4417 nu­maralı hadis-i şerifi izah ederken, Hz. Ömer (r.a) in bir haberine istinaden, hanımı ile zina halinde iken birisini yakalayan kişinin, her ikisini de öl­dürmesi hâlinde kendisine kısas uygulanmayacağını, İbn Kudâme’nin Muğnî’sinden nakletmiştik.

Hz. Ali ise, katilin dört şahit getirememesi hâlinde kısas uygulanaca­ğını söylemiştir. İmâm Şafiî de, Hz. Ali’nin bu sözüne işaret ettikten son­ra, “Biz de bunu alırız” demiştir. Ancak İmâm Şafiî (r.a) bu durumla kar­şılaşan birisinin, muhsan olmaları hâlinde karısı ile zina etliği erkeği öl­düren kişinin Allah katında mes’ul olmayacağım ama kısasian kurtulama­yacağını söyler.

Ahmed b. Hanbel’e göre ise, şayet adamı öldüren kişi onları zina ha­linde iken yakaladığına dair şahit getirirse maktulün kanı hederdir. Ebû Sevr ve İshâk da aynı görüştedir. Bu konuya 4417 nolu hadiste temas et­miştik.

İmam Nevevî, birisini öldürüp de sonra onu karısı ile birlikte bulduğu­nu iddia eden kişi konusunda ulemânın ihtilâf ettiğine işaret ettikten son­ra, Cumhura göre beyyine getiremediği yada maktulün vârisleri ikrar et­medikleri takdirde iddiasının kabul edilmeyip kendisine kısas tatbîk edi­leceğini ama, Allah katında kendisine bir mes’ûliyet teretüp etmediğini söyler.

Nevevî’nin bildirdiğine göre bazı Şâfiîler; Sultanın emri olmadan muhsan bir zânîyi öldüren kişi mutlaka kısas edilir. Ancak Nevevî önce­ki görüşü daha sahih bulur.

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD