Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD

CİHAD BAHSİ

DEVAM: 38. Kendi Silah(nın Kendine Dönmesi) İle Ölen Kimse

Nebi (s.a.v.)’in sahabîlerinin birinden; demiştir ki: Biz Cüheyne’lilerden bir kabile üzerine baskın yapmıştık. Müslümanlardan birisi Cüheyne kabilesinden bir er diledi. (Bu müslüman) ona vurmak istedi . Fakat isabet edemedi, yanlışlıkla kılıcı kendisine vurdu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), “Ey müslümanlar, kardeşinizle ilgilenin!” buyurdu. Halk (süratle) ona (doğru) koştular ve onu ölü halde buldular. Rasûlullah (s.a.v.) onu elbisesi ve kanıyla sardı ve üzerine namaz kılıp kabre koydu. (Orada bulunanlar); Ey Allah’ın Rasûlü! O şehid midir? dediler. (Hz. Nebi de); “Evet, şehiddir. Ben de onun için şahidim” buyurdu.

İzah:

Beyhâkî, es-Sünenu’l-kübrâ, VIII, 110.

Bu hadis-i şerif savaşta yanlışlıkla kendisini vuran kimsenin şehid olduğunu ve Rasûl-i Zişân efendimizin bu şekilde can veren bir kimsenin üzerine cenaze namazı kıldığını ifâde et­mektedir. Bu bakımdan hadis-i şerif, şehid üzerine namaz kılınmaz diyen Şafiî ve Mâlikî ulemasının aleyhine bir delildir. Hanefi ulemasına göre ise, hadis-i şerifte savaşta yanlışlıkla kendi kendisini öldürdüğünden bah­sedilen kişi, âhirette sevaba nail olma yolunda şehiddir. Bilindiği gibi Ha­ne file re göre âhiret şehidleri, dünyada yıkanır kefenlenir ve üzerine namaz kılınır. Çünkü cenazesi yıkanılmayan şehid düşmanın fiiliyle öldürü­len kişidir. Bu adam ise, kendi fiiliyle öldürülmüştür. Haliyle kendisi ma’zurdur. Çünkü kasdı düşmana vurmaktı. Onun için âhiret açısından şehiddir.[bk. Şimşek Sâid, İslam Devletler Hukuku, I, 117. ]

Check Also

Sünen-i Ebu Davud – SÜNEN EBU DAVUD

SÜNEN EBU DAVUD