SÜNEN EBU DAVUD
CİHAD BAHSİ
DEVAM: 19. Bir Mazeretten Dolayı Harbe Katılmama İzni
Enes b. Malik’den Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Vallahi siz Medine’de öyle bir cemaat bıraktınız ki onlar sizin yürüdüğünüz (bütün) yol(lar)da ve sarfettiğiniz (her) malda, geçtiğiniz (her) vadide sizinle beraberdirler.”
(Bunun üzerine ashab-ı kiram); Ey Allah’ın Rasûlü! Onlar Medine’de oldukları halde nasıl bizimle olurlar dediler. (Hz. Peygamber de); “Onları mazeret(leri) alıkoydu.” diye karşılık verdi.
İzah:
Buhâri, cihâd, meğâzî; Müslim, imâre; İbn Mâce, cihâd; Ahmed b. Hanbel, III, 103, 160, 182, 214, 300, 341.
Bu hadis-ı şerif bir işe iuyyet edipte herhangi bir özründen dolayı onu yapamayan bir kimsenin o ışı yapan kimse gibi sevap alacağına delildir. Bu hadisi Ebu Avâne ile İbn Hibbân da rivayet etmiştir. Fakat Ebu Avâne ile îbn Hıbban’ın hadisinde, “sizinle beraberdirler” cümlesi, “sevapta size ortaktırlar” şeklinde rivayet edilmiştir. Bu da mazereti sebebiyle savaşa katılamayan kimselerin katılanlarla beraberliğinin sevab yönünden olduğunu ifade eder.
Metinde geçen mazeret kelimesi hastalıktan daha genel bir manada kullanılmıştır. Her ne kadar Müslim’in rivayetinde “kendilerini hastalık hapsetmiştir” ifâdesi varsa da bu ifade, mazeretin sadece hastalıktan ibaret olduğunu değil, fakat insanların harbe katılmasına en çok hastalığın engel olması hasebiyle kullanılmıştır.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar