SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
DEVAM: 39. İhramlı’nın Öldürmesi Caiz Olan Kara Hayvanları
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.); “Beş (çeşit hayvan vardır ki, bunlar) harem hududları dışında da haremde de öldürülebilirler: Yılan, akrep, çaylak, fare ye saldırgan köpek” buyurmuştur.
İzah:
Tahâvî, Şerhu meâni’l-âsâr, I, 384; Beyhakî, es-Sünenu’l-kübrâ, V, 210.
1. Sözü geçen beş çeşit hayvanı ihramlı iken öldürmek caizdir, ihramlı halde Öldürmek caiz olunca ihrama girmeyenlerin öldürmesi haydi haydi caizdir. Öldürülecek hayvanların beş adediyle takyid edilmesi mefhûm itibârı ile zikredilen beş neviden maadasının öldürülemeyeceğini gösterirse de mefhûm-ı aded ekser-i ulemâya göre hüccet değildir. Bilfarz hüccet kabul edilse bile Rasûlullah (S.A.V.)’ın evvela beş hayvanın Öldürebileceğini bilahâre aynı hükümde onlarla müşterek olan şâir hayvanları bildirmiş olması muhtemeldir. Filhakika bir rivayette, öldürülecek hayvanların dört, diğer rivayette altı olduğu beyân edilmiştir. Bazı rivayetlerde ise, ötekilerinde zikredilmeyen hayvanlardan bahsolunmuştur. Bu suretle öldürülecek hayvan nevilerini dokuza çıkaranlar vardır1. Bunlar arasında yılan, kurt ve kaplan da vardır.
Tahâvî diyor ki: “İşte Nebi(sallallahü aleyhi ve sellem)’in ihramda olana da olmayana da Harem-i Şerifte öldürmeyi mubah kıldığı hayvanlar bunlardır. Bunların beş çeşit olduklarını beyân etmiştir. Ancak bu beyân, bu konuda ortaya çıkacak bir benzerlik dolayısıyla bu hayvanların hükmünün onlara verilmesini gerektirmez. Nebi (S.A.V.)’in maksadının bu tür hayvanları da kapsamına almak olduğunda ittifak bulunması hali ise müstesnadır.
Tahâvî bu sözü ile şunu anlatmak istemiştir: Aded bildirerek öldürülecek hayvan çeşitlerinin beyân buyrulması, benzerlerinin bu hükümde olmadığını gösterir. Zira aynı hadiste çaylak ile karganın öldürülebileceği ifâde buyurulmuştur. Halbuki bunların ikisi de yırtıcı kuşlardandır. Onların hükmü özellikle belirlendiği için atmaca, şahin ve doğan gibi yırtıcı kuşlara aynı hüküm verilemez.
Bu cihet ittifakı ise de öldürmeyi eziyetle ta’lil edenler: “Eziyetin çeşitleri çoktur. Binâenaleyh, Rasûlullah (S.A.V.) akrebi zikretmekle eziyette ona ortak olan yılan arı gibi şeylere; fare ile kemirmekte ona ortak olan gelincik gibi hayvanlara; karga ve çaylak ile bir şeyi kapmakta onlar gibi olan atmaca vs. ye, kudurmuş köpekle saldırganlık ederek ısırmakta olan köpeğe benzeyen arslan ve pars gibi yırtıcılara işaret buyurmuş olacaktır” derler.
Öldürmeye sebep bu hayvanların etinin yenilmemesi olduğunu söyleyenlere göre ise, hadis-i şerifte beş hayvanın zikredilmesi insanların arasında çok bulundukları içindir.
Tahâvî’nin beyânından, yılanın da öldürülemeyeceği hatıra gelebilirse de Tahâvî, “Nebi(S.A.V.)’in maksadının….ittifak bulunması hali müstesna” sözüyle Rasûlullah(S.A.V.)’ın yılanın öldürülmesini kasdettiğine işarette bulunmuştur.
Bu cihet İbn Mes’ûd (r.a.)’dan rivayet olunan bir hadiste açıkça belirtilmiştir. Mezkûr hadiste; “Nebi (S.A.V.) ashabına Minâ’da bir yılanı öldürmelerini emir buyurdu,” denilmektedir.
Rivayetlerin birinde dahi yılan öldürülecek beş hayvan meyâninda zikredilmiştir.
2. Kargadan bu hayvanın hangi çeşidinin murad edildiği’ ulemâ arasında ihtilaflıdır. Hanefîlerden “Hidâye” sahibine göre leş kargasıdır. Buna alaca yahut benekli karga da denilir. Bu kavil İmâm Ebû Yûsuf’dan rivayet olunmuştur.
İmâm Ebû Yûsuf’un delili Hz. Âişe rivayetlerinden birinde öldürülecek hayvanlar meyanında gurab-ı ebkâ’ın zikredilmiş olmasıdır. Ulemâdan bir cemaat İmam Ebû Yûsuf’un kavlini tercih etmiş, ihrâmlının karga nev’ilerinden yalnız alaca kargayı öldürebileceğini söylemişlerdir. Diğer bir takım ulemâya göre ise, bütün karga nevilerini öldürmek caizdir. Hadiste alaca karganın zikredilmesi çokluğundan dolayıdır. Fakat Aynî bu kavle itiraz etmiş ve: “Öldürülmesi emredilen karga rahatsızlık veren türüdür. Bu da yalnız alaca kargadır. Ekin kargası ile saksağan doğrudan doğruya eziyet etmezler. Binaenaleyh hadisin mutlak rivayetleri alaca karga mânâsına alınmalıdır.” demiştir.
Kuzgun dahi alaca karga nev’indendir.
Şâfiîlerle Hanefilerin görüşü budur. Zira bunların ikisi de leş kargasıdır. Ekin kargası onlar gibi değildir.
Karga ile çaylak hakkında Malikîyye ulemâsının ihtilâf ettikleri bazılarına göre bu hayvanların saldırgan olan ve büyükleri öldürebileceği rivayet olunduysa da meşhur olan kavle göre bu hususta Mâlikîler dahi cumhûr-ı ulemâ ile beraber idiler. Cumhura göre öldürülecek karga nev’ileri arasında böyle tasnif yoktur. Saksağan dahi karga nev’ iler indendir. Araplar onun ötüşünü uğursuzluk kabul ederlermiş.
Ulemâdan bazıları saksağana alaca karga, bazıları da ekin kargası hükmünü vermişlerdir.
İmâm Ahmed b. Hanbel, “Saksağan leş yemişse öldürmesinde beis. yoktur,” demiştir.
3. Hide’e: Çaylak demektir. Rivayetlerin bazılarında bu kelimenin yerine “hudeyya” denmiştir. Hudeyya: Hide’enin ism-i tasgiridir. Yani çaylak demektir. Çaylak eziyet eden ve insanların elinden eti kapan bir kuş olduğundan onu ihramlı ihramsız herkesin öldürmesi helâldir. Yalnız İmâm Mâlik’den bir rivayete göre çaylak ile karga eziyet vermeye davranmadıkça ihramlı bir kimsenin onları öldürmesi caiz değildir. Fakat bu rivayet zayıftır. İmâm Mâlik’in meşhur olan görüşü, cumhur-ı ulemânın görüşü gibidir. Ona göre bu hayvanların etleri de yenir.
4. Farenin öldürülmesi mutlak surette caizdir. İbnu’l-Münzir; “İhramlının fare öldüreceği hususunda ihtilâf yoktur. Yalnız İbrahim en Nehaî’ye göre ihram halinde bulunan bir kimse, fare öldüremez. fakat bu kavil şâzzdır” diyor.
Kadı İyâz dahî: “Sâcî’nin Nehaî’den rivayetine göre ihramlı bir kimse fare öldüremez, öldürürse fidye verir. Fakat bu kavil nassa ve bütün ulemânın1 kavline aykırıdır” demiştir.
Beyhâkı’nin sahih bir isnâdla Hammâd b. Zeyd’den rivayet ettiği bir haberde: “Nehâî’nin bu sözü Hammâd’a rivayet olunduğu vakit Hammâd: “Kûfe’.de İbrahim en-Nehâî’den başka eserleri çirkin bir şekilde reddeden bir kimse yoktu. Çünkü onları az işitınişti. Şâbî’den başka da eserlere güzel bir şekilde lâbî olan bulunmazdı. Çünkü onları çok duymuştu;” mukabelesinde bulunmuş” denilmektedir.
Farenin nev’ileri çoktur. Fakat gerek yenilmesinin haram, gerekse öldürülmesinin caiz olması hususunda bütün nev’ilerinin hükmü birdir.
5. Akrebin mutlak surette hatta namazda bile öldürülmesi caizdir. Zira zehirli bir hayvandır ve insanları sokar.
İbn Abdilberr’in rivayetine göre Hammâd b. Ebî Süleyman ile Hakem, ihramlının yılanla akrebi öldüremeyeceğine kailmişler. Delilleri bu hayvanların böcek nev’inden olmamahrıdır.
Fakat Kadı İyaz: “Yılanla akrebin ve keza ihramda bulunmayan bir kimsenin harem-i şerif de kertenkele öldürmesinin caiz olduğunda ihtilaf yoktur,” dediği gibi İbn Abdilberr dahi: “Gerek harem dışında gerekse harem içinde yılanla akrebin öldürülebileceği hususunda ne İmâm Mâlik’den ne de cumhûr-i ulemâdan bir hilaf nakledilmemiştir” demektedir.
6. el-Kelbu’1-akûr: Yırtıcı köpek demektir. Süfyân b. Uyeyne’ye göre bundan murâd: Bütün yırtıcı hayvanlardır. Köpeğin dahi kudurmuş olması şart değildir. Saldırgan ve dalayıcı olması kâfidir. Süfyân b. Uyeyne; “Bu kelimeyi bize Zeyd b. Eşlem tefsir etti,” demiştir. Hz. Ebû Hureyre’-den bir rivayete göre kuduz köpekten murâd arslandır.
İmâm Mâlik’den bir rivayete göre: İnsanlara saldırarak yaralayan arslan, kaplan ve pars gibi yırtıcılardır. Sırtlan ve tilki gibi insana hücum etmeyen yırtıcılar bu hükme dâhil değildir. Binâenaleyh onları ihrâmlı bir kimse öldüremez, öldürürse fidye verir. İmâm Nevevî, saldırgan köpeği ihramlı ve ihrâmsız herkesin harem dışında olsun, harem içinde olsun öldürebileceğinde bütün ulemânın ittifak ettiklerini söyler.
Yine Nevevî’nin beyânına göre, ulemâ kuduz köpekten murâd’ın nebi olduğu hususunda ihtilâf etmişlerdir.
Bâzıları, “Bundan murâd: Malum ve mâruf köpektir” demişlerdir. Kaadî İyâz bu kavli Ebû Hanife ile Evzâî ve Hasen b. Hayy’den naklet-miştir. Bu zevata göre kurt dahi köpek hükmündedir. Hanefîlerden İmam Züfer köpeği, kurt manasına almıştır. İmâm Şafiî, İmam Ahmed ve cumhûr-ı ulemâya göre köpekten murâd; ekseriyetle yırtıcılık yapan hayvanlardır.
İmâm Mâlik “el-Muvattâ” nâm eserinde; “İnsanlara hücum ederek yaralayan ve korkutan arslan, kaplan, pars ve kurt gibi hayvanlar saldırgan köpek hükmündedir” demiştir.
İmâm A’zam’a göre buradaki saldırgan köpekten murâd: Hassaten köpektir. Bu hükümde ona yalnız kurt iltihâk eder.
Zira bazı rivayetlerde köpek mutlak zikredilmiş, “akûr” vasfı ile nitelenmemiştir.
Bundan da anlaşılır ki, kelb-i akûrdan murâd, her saldırgan yırtıcı değil, malûm olan köpektir.
Ulemâ insana saldırmayan köpekler hakkında ihtilâf etmişlerdir.
İmâm-i Şafiî, el-Ümm isimli eserinde öldürmenin caiz olduğunu söylemiştir.
İmâm Şafiî ile Şafiî mezhebinin sair âlimleri ihramlı bir kimseye nis-betle hayvanları üç kısma ayırmışlardır.
a. Hadis-i şerifte zikri geçenlerle o kabilden olan eziyet verici hayvanları öldürmek müstehabdır.
b. Şâir eti yenmeyen hayvanlar gibi öldürülmesi caiz olanlar iki kısımdır: Bir kısmının faydası da, zararı da vardır. Bunları av menfaati için öldürmek mubahtır. İkinci kısmının faydası da zararı da yoktur. Bunları öldürmek mekruh, fakat haram değildir.
c. Yenilmesi mübâh kılman yahut öldürülmesi yasak edilen hayvanları öldürmek caiz değildir. İhramlı bir kimse böyle bir hayvanı öldürürse ceza lâzım gelir.
Haneliler, “Öldürülmesi caiz olan hayvanlar yalnız hadiste isimleri bildirilenlerdir” demişlerse de bazı haberlerde yılan zikredildiği için onu da öldürülecek hayvanlara attıkları gibi, kurdu köpeği ve doğrudan insana saldıran vahşileri de aynı hükmün kapsamına sokmuşlardır.
Fakat Aynî buna itiraz etmiş, hadis-i şerifte öldürülmesi caiz olan beş nevi hayvanın beyân edildiğini, binaenaleyh başka hayvanların mezkûr beş çeşide dahil olmadığını aksi takdirde beş adediyle yapılan tahdidin bir faydası kalmayacağını söylemiştir.
Kadı İyaz diyor ki: “Cumhur ulemânın kavlinden anlaşıldığına göre hadisten murad: Zikri geçen hayvanların kendileridir.” İmâm Mâlik’le, Ebû Hanife’nin zahir olan kavilleri de budur. Onun içindir ki İmâm Mâlik ihramlı bir kimsenin kentenkele öldüremeyeceğini, öldürürse fidye lâzım geleceğini, lugaten köpek ismi verilmeyen, domuz ve maymun gibi hayvanları dahi öldüremeyeceğini söylemiştir. Bütün ulemânın kavilleri de budur. Resûlullah (S.A.V.) ancak beş nev’i hayvanın öldürülebileceğini söylemiştir. Bunları altıya veya yediye çıkarmak kimsenin elinde değildir.
Kurdun öldürülebileceği bazı rivayetlerde nassan sabit olmuştur. Binaenaleyh onun hükmünü köpeğe ilhak etmeye lüzum yoktur.
Hasan el-Basrî ile Atâ; “İhramlı bir kimse harem-i şerifte kurt ile yılanı öldürebilir. Fakat ihramlıya bir hayvan saldırırsa hangi nev’iden olursa olsun öldürülür. Çünkü takdirde o hayvan saldırgan köpek hükmünde olur,” demişlerdir.[Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, VI, 350, 355.]
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar