SÜNEN EBU DAVUD
MENASİK BAHSİ
17. Kurbanlık Develere Binmek
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah (s.a.v.) kurbanlık deve sürüp giden bir adam görmüş de ona; “Deveye bin!” buyurmuş. O kimsede; (Ya Rasûlullah) bu (Kurbanlık) bir devedir, diye cevap vermiştir. (Bu emir ve cevap üç defa tekrarlanmıştır.) Bunun üzerine (Rasûlullah) ikinci veya üçüncü defasında; “Yazıklar olsun sana, şuna bin” dedi.
Diğer tahric: Buhârî, hac; edeb; Müslim, hac; Tirifircî, hac; Nesâî, hac; Muvatta’, hac; Ahmed b. Hanbel, III, 99.
AÇIKLAMA:
Deve suren zatın kim olduğu belli değildir. Bu zât, “Ya Resukıllah! Bu kurbanlık devedir” demekle, devenin kurban edilmek üzere Mekke’ye gönderilmekte olduğunu anlatmak istemiştir. Rivayetlerin bazılarından anlaşıldığına göre devenin boynunda kurbanlık alâmeti bulunuyormuş, binâenaleyh Resûlullah (s.a.v.)’in onu görür görmez kurbanlık olduğunu anladığında şüphe yoktur. Buna rağmen binmesini emir buyurduğu vakit o zatın: “Bu kurbanlık bir devedir,” mukabelesinde bulunarak binmemekte ısrar etmesi Resûlullah (s.a.v.)’in onu te’dib için “Yazık sana!” buyurmasına sebeb olmuştur. Kurtubî, İbn Abdilberr ve İbnu’l-Arabî’nin mütalası budur. Kurtubî’ye göre ihtimal Resûlullah (s.a.v.)’in bu zatın câhiliye adetine riayet ederek kurbanlık deveye binmediği manasını anlamış ve kendisini bundan menetmiştir. Kadı Iyaz’ın re’yi de budur. Mezkûr reyi tercih eden ulemâ: “Buradaki emir, irşâd için de olsa, o adam emre imtisal hususunda çekingenlik gösterdiği için zemmi hak etmiştir,” demektedirler. Fakat rivayetlerin zahirine bakılırsa bu zât, inadından dolayı Nebi (s.a.v.)’in emrine muhalefet etmiş değildir. İhtimal binersem günaha girerim, yahut ceza lâzım gelir zannetmiş, Rasûlullah (s.a.v.)’in emrini de şefkat mânâsına almış, bu sebeple tereddüt göstermiştir. Resûlullah (s.a.v.) kendisini tekdir edince, O’nun emrine imtisâlen derhal deveye binmiştir. Nitekim bu cihet bazı rivayetlerde tasrih olunmuştur. Buhârî’-nin, İkrime tarikiyle Hz. Ebu Hureyre’den tahrîc ettiği rivayette: “Müteakiben o zatın devesine binerek Nebi (s.a.v.) ile birlikte yola revân olduğunu gördüm. Ayakkabı devenin boynundaydı” denilmektedir. Bazıları o zâtın yorgunluktan helak derecesine vardığını söylerler. Bu takdirde hadisin mânâsı; “Helak olacaksın! Niçin binmiyorsun?” demek olur. Evvelce de görüldüğü vecihle ulemâdan bazılarına göre “veyl” kelimesini hak ettiği bir helake düşen bir kimseye söylenir. Hak etmediği bir helake maruz kalan için Araplar “veyh” kelimesini kullanırlar. Bir takımları bu kelimenin kasıtsız olarak beddua manasında kullanıldığını söylerler. Es-maî’ye göre veyl kelimesi azab, veyh ise, rahmet için kullanılır. Sîbeveyh veyh’in helâka maruz kalan bir kimseyi menetmek için kullanıldığını söylemiştir! Bir hadis-i şerifte de veyl’in cehennemde bir vadi olduğu bildirilmiştir.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar