SÜNEN EBU DAVUD
SAVM BAHSİ
DEVAM: 14. Bir Kişinin Ramazan Hilalini Gördüğüne Şahitlik Etmesi
îkrime (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Ashab bir seferinde ramazan hilâli konusunda şüpheye düştüler ve teravih kılmamaya, oruç tutmamaya karar verdiler. Ancak Harra’dan bir bedevî gelip, hilal’i gördüğüne şahitlik etti. Bunun üzerine bedevi Rasûlullah (s.a.v.)’e götürüldü; Rasûlullah: “Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın elçisi olduğuma şahitlik eder misin?” dedi, Adam; “Evet” dedi ve hilal’i gördüğüne şahitlik etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber Bilâl (r.a.)’e emretti, o da (teravihi) kılmaları ve oruç tutmaları için halka ilan etti.
Ebü Dâvud dedi ki: “Bu hadisi bir grub Simak vasıtasıyla îkrime’den rivayet etmişler. Hammâd b. Seleme’den başka hiç birisi teravih namazını anmamıştır.”
İzah:
İbn Mâce, siyam; Beyhâkî es-Sünenü’l-kübrâ, IV, 212; Hâkim, el-Müstedrek, I, 424; Darekutnî, Sünen, II, 169.
Metinde geçeri Harra, Medine ile Akik arasında, taşlan siyah olan bir yerin adıdır.
Bu hadis-i şerif sahabi anılmadan tabiûndan birisi tarafından nakledildiği için mürseldir. Ancak yine aynı tabiî tarafından ve sahabî râviside belirtilerek rivayet edilen önceki hadisle aynı manayı ifade etmektedir.
Hadisin metinde, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in, hilâlin görüldüğünü öğrenince, cemaata hem oruç tutmalarını hem de teravih kılmalarını ila nettiği bildirilmektedir. Ebû Dâvud teravih namazı konusunun, sadece Hammâd b. Seleme’nin rivayetinde yer aldığını, Simak’tan nakleden başkalarının rivayetlerinde yalnız oruç tutmanın ilanının bulunduğunu ifade etmektedir. Nitekim Darekutnî’nin Süfyan es-Sevrî, vasıtasıyla Simak’tan yaptığı rivayet şöyledir:
“Bir bedevî, Rasûlullah (s.a.v.)’ın huzurunda hilali gördüğüne şahitlik etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber;
“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun Rasûlu olduğuna şehadet eder misin?*’ dedi. Adam da;
Evet karşılığını verdi.
Rasûlullah (s.a.v.) Cemaate, oruç tutmalarını emretti.
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar