Sahih-i Buhari – 33. BİR TOPRAĞI VEYA KUYUYU VAKFEDENİN MÜSLÜMANLARIN BUNDAN FAYDALANDIĞI KADAR KENDİSİNİN DE FAYDALANMASINI ŞART KOŞMASI

← Sahih-i Buhari - 32. VAKIF KAYYIMININ MAAŞISahih-i Buhari – 33. BİR TOPRAĞI VEYA KUYUYU VAKFEDENİN MÜSLÜMANLARIN BUNDAN FAYDALANDIĞI KADAR KENDİSİNİN DE FAYDALANMASINI ŞART KOŞMASISahih-i Buhari - 35. "Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz".Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz, önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler. İşte bu, şahitliklerini gerektiği gibi yapmaları, yahut yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmaları için en iyi yoldur. Allah'tan korkun ve emirlerini dinleyin. Allah, doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmez." [Maide 106-108] AYETİ HAKKINDA →
33. BİR TOPRAĞI VEYA KUYUYU VAKFEDENİN MÜSLÜMANLARIN BUNDAN FAYDALANDIĞI KADAR KENDİSİNİN DE FAYDALANMASINI ŞART KOŞMASI

33. BİR TOPRAĞI VEYA KUYUYU VAKFEDENİN MÜSLÜMANLARIN BUNDAN FAYDALANDIĞI KADAR KENDİSİNİN DE FAYDALANMASINI ŞART KOŞMASI

Enes r.a. bir evini vakfetmişti. Geldikçe orada konaklardı. Zübeyr de sahip olduğu bazı evlerini vakfetmişti. Kızları içinden boşanmış olanı için “Burada otursun. Ne kendi zarar versin, ne de zarar görsün. Koca bulur evlenirse vakıfta hakkı kalmaz” demişti. İbn Ömer de, Hz. Ömer’in evinde kendine düşen payı Abdullah ailesinden ihtiyaç sahibi olanlara mesken kılmıştı.

وقال عبدان: أخبرني أبي، عن شعبة، عن أبي إسحاق، عن أبي عبد الرحمن : أن عثمان رضي الله عنه حيث حوصر، أشرف عليهم، وقال: أنشدكم بالله، ولا أنشد إلا أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم، ألستم تعلمون أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (من حفر رومة فله الجنة). فحفرتها، ألستم تعلمون أنه قال: (من جهز جيش العسرة فله الجنة). فجهزته، قال: فصدقوه بما قال .

وقال عمر في وقفه: لا جناح على من وليه أن يأكل. [ر:2586] وقد يليه الواقف وغيره، فهو واسع لكل .

[ 2778 ] Ebu Abdurrahman’dan nakledilmiştir: Osman r.a. kuşatılınca yukarıdan kuşatanlara gözüktü ve “Allah için söyleyin, yalnızca Hz. Nebi’in ashabından olanların söylemesini istiyorum. Bilmiyor musunuz ki Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Her kim kuyu kazarsa onun için cennet vardır” buyurmuştu da ben kazmıştım. Bilmiyor musunuz ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Usret (zorluk) ordusunu donatana cennet vardır” buyurmuştu da ben de bu ordunun donatılmasına katılmıştırn” dedi. Bunun üzerine oradakiler onun sözünü doğruladılar.

Hz. Ömer vakfında “bu vakfın mütevellisinin bundan yemesinde sakınca yoktur” demişti. Vakfın mütevellisi ise başkası olabileceği gibi, vakfın sahibi de olabilir. Dolayısıyla bu izin herkesi kapsar.

AÇIKLAMA:

Bu konu başlığı, vakfeden kişinin kendi vakfından yararlanmayı şart koşmasının caiz olduğunu açıklamak için konmuştur. Bazı alimler, caizlik hükmünü, yararlanmanın umumi olması şartına bağlamışlardır.

Enes b. Malik, Medine’de bulunan çok odalı bir evini vakfetmişti. Haccettiğinde Medine’ye de uğrar ve burada kalırdı.

Bu nakil, Malikilerin, “kişinin bir konağı vakfederek konağın bir odasını kendisi için vakfın kapsamı dışında bırakmasının caiz olduğu” görüşlerine uygundur.

Hz. Osman’ı Abdullah İbn Sa’d İbn Ebi Serh’i Mısır’a vali olarak atamasını onaylamayan bir grup Mısırlı kuşatmıştı. Olay meşhurdur. Bu hadis, Hz. Osman’ın bilinen fazilet ve büyüklüklerini anlatır.

Bu hadis, kişinin uğrayacağı bir zararı önlemek veya bir fayda temin etmek için, gerektiğinde yaptığı güzel işleri anlatmasının caiz olduğunu gösterir. Bu, ancak böbürlenme, çoklukla övünme ve kendini beğenme amacı güdüldüğünde mekruh olur.

34. VAKFEDENİN “BİZ BUNUN KARŞILIĞINI ANCAK ALLAH’TAN İSTERİZ” DEMESİ CAİZDİR

قال النبي صلى الله عليه وسلم: (يا بني النجار، ثامنوني بحائطكم). قالوا: لا نطلب ثمنه إلا إلى الله .

[ 2779 ] Enes b. Malik r.a.’den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: “Ey Neccar oğulları! Toprağınızı bize bedeliyle verin” buyurmuştu. Onlar “Biz bunun karşılığını ancak Allah’tan isteriz” dediler.

← Sahih-i Buhari - 32. VAKIF KAYYIMININ MAAŞISahih-i Buhari – 33. BİR TOPRAĞI VEYA KUYUYU VAKFEDENİN MÜSLÜMANLARIN BUNDAN FAYDALANDIĞI KADAR KENDİSİNİN DE FAYDALANMASINI ŞART KOŞMASISahih-i Buhari - 35. "Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkarlardan oluruz".Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz, önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler. İşte bu, şahitliklerini gerektiği gibi yapmaları, yahut yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmaları için en iyi yoldur. Allah'tan korkun ve emirlerini dinleyin. Allah, doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmez." [Maide 106-108] AYETİ HAKKINDA →

Check Also

Sahih-i Buhari – DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA

DEVAM: 3. ZİRAAT AMACIYLA KÖPEK BULUNDURMA