bn Mace – Hadis 2549

SÜNEN İBN-İ MACE KİTABU’L-HUDUD <<2549>> ((7)) باب حد الزنا 7- ZİNA HADDİ (YANİ CEzASI) NIN BEYANI BABI Zina kelimesinin Şer-i Şerifteki manasını açıklamayı uygun buldum. Çünkü halk arasındaki kullanılış yeri ayrıdır. Şöyle ki; evli bir erkeğin bir kadınla veya evli bir kadının bir erkekle nikahsız olarak cinsel ilişkide bulunmalarına zina denilir. Evli olmayan erkek ile kadının birleşmesine veya evli erkeğin genel ev kadını gibi kötü yoldaki bir kadınla birleşmesine fuhuş denilir, zina denilmez. Halbuki yüce dinimize göre bunların hepsine Zina denilir. Bunun içindir ki fıkıh alimleri Zina’yı şöyle tarif etmişlerdir: Zina: Şer’i nikah, mülkiyet ve benzeri olmaksızın erginlik çağına varmış ve deli olmayan bir erkeğin şehvet duyulacak yaşa varmış bir kız – kadınla cinsel ilişkide bulunmasıdır. Bu tarif zina cezasının uygulanmasına esas olan tariftir. Çünkü gelecek babta rivayet edilen hadislerde görüleceği üzere erkeğin erkekle veya hayvanla birleşmesi gibi gayr-i meşru bir çok fiiller de büyük günahlık açısından zina hükmündedir.

حدّثنا أَبُو بَكْرِ بْنُ أبِي شَيْبَةَ وَهِشَامُ بْنُ عمَّارٍ وَمحمد بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالُوا: ثنا سُفْيَانُ بنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللهِ بنِ عَبْد اللهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَزَيْدِ بنِ خَالِدٍ وَشِبْلٍ؛ قَالُوا: كُنَّا عِنْدَ رَسُول اللهِ صلى الله عليه وسلم. فَأَتَاهُ رَجُلٌ فَقَالَ: أَنْشُدُكَ اللهَ لَمَّا قَضَيْتَ بَيْننَا بِكِتَابِ اللهِ. فَقَالَ خَصْمُهُ، وَكَانَ أَفْقَهَ مِنْهُ : اقْضِ بَيْنَنَا بِكتَابِ اللهِ.وَائْذَنْ لِي حَتَّى أَقُولَ. قَالَ: ((قُلْ)) قال: إِنَّ ابْنِي كَانَ عَسِيفَاً عَلَى هذا. وَإِنَّهُ زَنَى بِامْرَأَتِهِ. فَافْتَدَيْتُ مِنْهُ بِمَائَةِ شَاةٍ وَخَادِمٍ. فَسَأَلْتُ رِجَالاً مِنْ أهْلِ العِلْمِ. فَأُخْبِرْتُ أَنَّ عَلَى ابْنِي جَلَدَ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ.وَأَنَّ، عَلَى امءرَأَةِ هذَا، الرَّجْمَ. فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم:

((والَّذي نَفٍسِي بِيَدِهِ! لأَقْضِيَنَّ بينكُمَا بِكِتَابِ اللهِ. المِائَةُ الشَّاةُ وَالخَادِمُ رَدٌّ عَلَيْكَ. وَعَلَى ابْنِكَ جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ.وَاغْدُ يَا أُنَيْسُ! عَلَى امْرَأَةِ هَذَا. فَإِنِ اعْتَرَفَتْ، فَارْجُمْهَا)).

قَالَ هِشَامٌ: فَغَدَا عَلَيْهَا، فَاعْتَرَفَتْ، فَرَجَمَهَا.

Ebu Hureyre, Zeyd bin Halid ve Şibl (r.anhum)’dan rivayet edildiğine göre (bu üç sahabî) şöyle demişlerdir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında idik. (Bedevilerden) bir adam (hasmı ile birlikte) geldi ve Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e: (Ya Resulallah), Allah’a yemin ederek Allah’ın kitabı ile aramızda hüküm etmeni diliyorum, (Benimle hasmın arasında sulh yoluyla değil de Allah’ın hükmü ile hüküm etmedikçe bu dileğimde ısrar edeceğim), dedi. Hasmı daha dirayetli ve edebli idi. O da: (Ya Resulallah) aramızda Allah’ın kitabı ile hükmet ve bana izin ver ki (durumu) arzedeyim, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (buna hitaben): «Söyle», buyurdu. Bunun üzerine söz verilen hasım (yani ikinci kişi): Benim oğlum bunun yanında işçi idi ve bunun karısı ile zina etmiş. Bu nedenle ben (bu adama) yüz koyun ve bir hadim (cariye) vererek oğlumu kurtardım. Sonra ben ilim ehlinden birkaç adama sordum. (Henüz bekar olan) oğluma yüz değnek had (cezası) ve bir yıl sürgün, bu adamın karısına da recm’in gerektiği bana haber verildi, dedi. Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayatım, elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, şüphesiz ben, aranızda Allah’ın kitabı (yani hükmü) ile hükmedeceğim: Verdiğin yüz koyun ve hadim sana iade olunur. Oğluna da yüz değnek vurmak ve bir yıl sürgün gerekir» buyurdu. (Sonra sahabilerden Uneys’e de): «Ya Uneys bu (bedevi) nin karısına git. Eğer (isnad edilen suçu) itiraf ederse onu recmet», buyurdu. (Ravî Hişam demiştir ki: Sonra Uneys kadına gitti. Kadın da itiraf etti. Uneys de kadını recmetti, AÇIKLAMA: 2550’de SONRAKİ

Check Also

İbn Mace – Hadis 0421

← İbn Mace - Hadis 0059İbn Mace – Hadis 0421SÜNEN İBN-İ MACE TAHARE <<421>> ((48)) …

Nesai Kübra – 2549

← 2545Nesai Kübra – 25492550 →
Hangi Sözlerle istiğfar Edilir?

NESAİ SÜNEN-İ KÜBRA KİTABU AMELU’L-YEVM VE’L-LEYL <<2549>>

كيف الاستغفار

142- Hangi Sözlerle istiğfar Edilir?

أخبرنا عمرو بن علي حدثنا أبو بكر وهو الحنفي حدثنا مالك بن مغول عن محمد بن سوقة عن نافع عن بن عمر قال إن كنا لنعد لرسول الله صلى الله عليه وسلم في المجلس الواحد مائة مرة يقول رب اغفر لي وتب علي إنك أنت التواب الغفور

[-:10219:-]ibn Ömer der ki: Bazen tek bir mecliste, saydığımızda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in yüz defa: “Rabbim! Beni bağışla ve tövbemi kabul et. Tövbeleri kabul eden ve günahları bağışlayan sensin” dediğini görürdük. Tuhfe: 8422. Diğer tahric: Hadisi Buhari, el-Edebu’l-Müfred (618, 627), Ebu Davud (1516), İbn Mace (3814), Tirmizi (3434) ve Ahmed, Müsned (4726) rivayet etmişlerdir.

أخبرنا هلال بن العلاء قال حدثنا حسين حدثنا زهير عن أبي إسحاق عن مجاهد عن عبد الله بن عمر قال كنت عند رسول الله صلى الله عليه وسلم جالسا فسمعته استغفر مائة مرة يقول اللهم اغفر لي وارحمني وتب علي إنك أنت التواب الغفور حفظ زهير

[-:10220:-]Abdullah b. Ömer der ki: Bir defasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in yanında otururken yüz defa: “Allahım! Beni bağışla, bana merhamet göster ve tövbemi kabul et. Tövbeleri kabul eden ve günahları bağışlayan sensin” diyerek istiğfar ettiğini işittim. Tuhfe: 7402.

أخبرنا محمود بن غيلان حدثنا أبو داود أخبرنا شعبة عن يونس بن خباب قال سمعت أبا الفضل عن بن عمر قال إنه كان قاعدا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال اللهم اغفر لي إنك أنت التواب الغفور حتى عد العاد في يده مائة مرة

[-:10221:-]ibn Ömer der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte otururken: “Allahım! Beni bağışla! Tövbeleri kabul eden ve günahları bağışlayan sensin” demeye başladı ki biri sayacak olsa yüz defa söylediğini görürdü. Tuhfe: 8591.

أخبرنا محمد بن معاوية بن عبد الرحمن حدثنا إبراهيم بن عبد الرحمن بن مهدي حدثنا خالد بن مخلد حدثني سعيد بن زياد المكتب سمعت سليمان بن يسار قال أخبرني مسلم بن السائب عن خباب بن الأرت قال سألت النبي صلى الله عليه وسلم قال قلت يا رسول الله كيف نستغفر قال قل اللهم اغفر لنا وارحمنا وتب وذكر كلمة معناها علينا إنك أنت التواب الرحيم

[-:10222:-]Habbab b. el-Eret der ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e: “Ya Resulallah! Nasıl istiğfar edelim?” diye sorduğumda: “Şöyle de: Allahım! Bizi . bağışla, bize merhamet göster ve tövbelerimizi kabul et. Tövbeleri kabul edip merhamet eden ancak sensin” buyurdu. Tuhfe: 3521. Bu Hadisi Kütüb-i Sitte sahipleri içinde sadece Nesai rivayet etmiştir. Ayrıca İbnu’s-Sunni (373) rivayet etmiştir.

أخبرنا معاوية بن صالح حدثنا خالد حدثني سعيد بن زياد سمعت سليمان بن يسار يحدث عن مسلم بن السائب بن خباب قالوا يا رسول الله كيف نستغفر نحوه

[-:10223:-]Müslim b. es-$aib b. Habbab da: “Ashab: ”Ya Resulallah! Nasıl istiğfar edelim?” diye sorduklarında … ” der ve bir öncekinin benzerini zikreder. Tuhfe: 3521.

أخبرنا أحمد بن عثمان بن حكيم حدثنا خالد بن مخلد حدثني سعيد بن زياد وهو المكتب مولى بني زهرة سمعت سليمان بن يسار يحدث عن مسلم بن السائب بن خباب قالوا يا رسول الله كيف نستغفر قال قولوا اللهم اغفر لنا وارحمنا وتب علينا إنك أنت التواب الرحيم

[-:10224:-]Müslim b. es-$aib b. Habbab der ki: Ashab: “Ya Resulalıah! Nasıl istiğfar edelim?” diye sorduklarında, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Şöyle deyin: ”Allahım! Bizi bağışla, bize merhamet göster ve tövbelerimizi kabul et. Tövbeleri kabul edip merhamet eden ancak sensin”” buyurdu.1 Tuhfe: 3521.

← 2545Nesai Kübra – 25492550 →

Check Also

Nesai Kübra – 2673

"Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur ... " (Bakara 268)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir