Dua’da ….. üzerinde Sabit Kalmayı İstemek
ذكر الأمر للمرء أن يسأل حفظ الله جل وعلا إياه بالإسلام في أحواله
Kişiye islam Üzere Yaşatması için Allah’tan Koruma istemesinin Emredilmesi [ 934 ] أخبرنا محمد بن الحسن بن قتيبة بخبر غريب قال حدثنا حرملة بن يحيى قال حدثنا بن وهب قال أخبرنا يونس عن بن شهاب قال أخبرني العلاء بن رؤبة التميمي هو الحمصي عن هاشم بن عبد الله بن الزبير أن عمر بن الخطاب أصابته مصيبة فأتى رسول الله صلى الله عليه وسلم فشكا ذلك إليه وسأله أن يأمر له بوسق من تمر فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم إن شئت أمرت لك بوسق من تمر وإن شئت علمتك كلمات هي خير لك قال علمنيهن ومر لي بوسق فإني ذو حاجة إليه فقال قل اللهم احفظني بالإسلام قاعدا واحفظني بالإسلام قائما واحفظني بالإسلام راقدا ولا تطع في عدو حاسدا وأعوذ بك من شر ما أنت أخذ بناصيته وأسألك من الخير الذي هو بيدك كله قال أبو حاتم رضى الله تعالى عنه توفي عمر بن الحطاب وهاشم بن عبد الله بن الزبير بن تسع سنين 934- Hişam b. Abdillah bildiriyor: Ömer b. el-Hattab bir musibet yaşadı ve Resulullah’a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip durumunu arz ederek kendisine bir vesek hurma verilmesini istedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Dilersen sana bir yük hurma verilmesini emredeyim. Dilersen sana senin için daha hayırlı olan sözler öğreteyim” buyurunca, Ömer: “Bana bu sözleri öğret, ama bir vesek hurma da verilmesini emret. Çünkü buna ihtiyacım var” cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şöyle de: “Allahım! Otururken beni islam’la koru. Ayakta iken beni islam’la koru. Uyurken beni İslam’la koru. Bana karşı düşman ve hasetçinin duasını kabul etme. Perçemlerinden tutmuş olduğun kişilerin şerrinden sana sığınırım. Senin yanında bulunan bütün hayırlardan da istiyorum.” Ebu Hatim der ki: “Ömer b. el-Hattab öldüğünde Haşim b. AbdiHalı b. ezZübeyr dokuz yaşındaydı.” [Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu’d-daife 6003); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir.
ذكر الأمر باكتناز سؤال المرء ربه جل وعلا الثبات على الأمر والعزيمة على الرشد عند اكتناز الناس الدنانير والدراهم
İnsanların Dinar ve Dirhem Biriktirdikleri Bir Zamanda Kişinin Dinde Sebat ve Doğru Yolda Azim için Dua Etmesinin Emredilmesi [ 935 ] أخبرنا محمد بن المعافى العابد بصيدا ولم يشرب الماء في الدنيا ثمان عشرة سنة ويتخذ كل ليلة حسوا فيحسوه قال حدثنا هشام بن عمار قال حدثنا سويد بن عبد العزيز قال حدثنا الأوزاعي عن حسان بن عطية عن أبي عبيد الله مسلم بن مشكم قال خرجت مع شداد بن أوس فنزلنا مرج الصفر فقال ائتوني بالسفرة نبعث بها فكان القوم يحفظونها منه فقال يا بني أخي لا تحفظوها عني ولكن احفظوا مني ما سمعت من رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا اكتنز الناس الدنانير والدراهم فاكتنزوا هؤلاء الكلمات اللهم إني أسألك الثبات في الأمر والعزيمة على الرشد وأسألك شكر نعمتك وحسن عبادتك وأسألك من خير ما تعلم وأعوذ بك من شر ما تعلم وأستغفرك لما تعلم إنك أنت علام الغيوب 935- Ebu Ubeydillah Müslim b. Mişkem der ki: Şeddad b. Evs ile beraber yola çıktık ve Merce’s-Suffar’da konakladık. Konakladığımızda Şeddad: “Azığı getirin de biraz oyalanalım” dedi. Bu sözünü etrafındakiler dillerine dolamışlardı. Bunun üzerine Şeddad: “Yeğenim! Benim böylesi bir sözümü dilinize dolamayın. Onun yerine Resulullah’tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) işitmiş olduğum şeyi öğrenin ve ezberleyin” deyip şöyle devam etti: “Eğer insanlar dinar ve dirhem biriktirmeye başladıklarında siz de şu sözleri çokça söyleyip biriktirin: Allahım! Senden, dinimde sebat, doğru yolda azim, nimetlerine karşı sana şükür ve en güzel bir şekilde ibadet etmeyi isterim. (Allahım!) Senden, afet ve ayıplardan selim olan bir kalp isterim. (Allahım!) Senin bildiğin her hayırlı şeyi ister ve bildiğin her zararlı şeyden de sana sığınırım. Bildiğin günahlarımdan dolayı da senden bağışlanmamı isterim. Sen ki bilinmeyecek bütün şeyleri bilirsin.” [Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (es-Silsiletu’s-sahiha 3228); Şuayb: İsnadı zayıfhI. Ahmed 4/123; Nesai 3/54; Tirmizi 3407.
ذكر الأمر بمسألة العبد ربه جل وعلا الحسنة في الدنيا والآخرة في دعائه
Kula Rabbine Yaptığı Duada Dünya ve Ahirette iyilik istemesinin Emredilmesi [ 936 ] أخبرنا محمد بن يزيد الزرقي بطرسوس قال حدثنا محمد بن المثنى قال حدثنا خالد بن الحارث قال حدثنا حميد عن ثابت عن أنس قال عاد رسول الله صلى الله عليه وسلم رجلا قد صار مثل الفرخ فقال ما كنت تدعو بشيء أو تسأل قال كنت أقول اللهم ما كنت معاقبني به الآخرة فعجله في الدنيا فقال سبحان الله لا تستطيعه أو لا تطيقه قل اللهم آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار قال أبو حاتم ما سمع حميد عن أنس إلا ثمانية عشر حديثا والأخر سمعها من ثابت عن أنس 936- Enes der ki: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Müslümanlardan hasta olup da küçücük civciv kadar kalan birini ziyaret etti. Ona: “Sen Allah’a dua ediyor musun veya Allah’tan bir şey istiyor musun?” buyurunca, adam: “Allahım! Bana ahirette vereceğin cezayı dünyada ver” diye dua ediyordum” dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Sübhanallah! Sen buna güç yetiremezsin ya da takat getiremezsin. Sen: ‘‘Allahım! Bize dünyada ve ahirette güzellikler ihsan et ve bizi cehennem azabından koru’‘ diye dua etseydin” buyurdu. Ebu Hatim der ki: “Humeyd, Enes’ten sadece on sekiz hadis dinlemiştir. Diğerlerini ise Sabit kanalıyla Enes’ten işitmiştir.” [Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1359); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/107; Müslim 2688; Tirmizi 3487; Bak hadis no: 937, 938, 939, 940.
ذكر ما يستحب للمرء سؤال الباري جل وعلا الحسنة له في داريه
Her iki Alemde de Kişinin Rabbinden Haseneyi (iyiliği) istemesinin Müstehaplığı [ 937 ] أخبرنا أبو عروبة بحران قال حدثنا محمد بن بشار قال حدثنا أبو داود قال حدثنا شعبة عن ثابت عن أنس قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدعو بهذا الدعاء اللهم آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار قال شعبة فذكرته لقتادة فقال كان أنس يدعو به 937- Enes der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allahım! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru” duasını çok yapardı. Şu’be der ki: Bunu Katade’ye anlatınca: “Enes de bunu söylerdi” dedi. [Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasaru’l-edeb 525); Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih. Ahmed 3/209, 3/277; Müslim 2690/27; Bak hadis no: 936.
ذكر البيان بأن الدعاء الذي وصفناه كان من أكثر ما يدعو به صلى الله عليه وسلم في أحواله
Vasfedilen Duanın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in Sıklıkla Yaptığı Dualardan Oluşu [ 938 ] أخبرنا أبو يعلى قال حدثنا إبراهيم بن الحجاج السامي قال حدثنا حماد بن سلمة عن ثابت انهم قالوا لأنس بن مالك ادع الله لنا فقال اللهم آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار قالوا زدنا فأعادها قالوا زدنا فأعادها فقالوا زدنا فقال ما تريدون سألت لكم خير الدنيا والآخرة قال أنس وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يكثر أن يدعو بها اللهم آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار 938- Sabit bildiriyor: Onlar Enes b. Malik’e: “Bize dua et” dediklerinde: “Allahım! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru” diye dua etti. Onlar: “Daha artır!” dediklerinde aynısını tekrar etti. Yine: “Daha artır!” dediklerinde aynı duayı yaptı. Yine: “Daha artır!” dediklerinde ise: “Daha ne istiyorsunuz? Sizin için dünya ve ahiretin hayrını diledim” dedi. Enes dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sıklıkla “Allahım! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru” duasını yapardı. [Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasaru’l-edeb 525); Şuayb: İsnadı sahih, Ahmed 3/247; Bak hadis no: 936,
ذكر الخبر المدحض قول من زعم أن شعبة لم يسمع من إسماعيل بن علية إلا خبر التزعفر
Zafiran Sürünmeyle İlgili Hadis Dışında Şu’be’nin Bunu ismail b. Uleyye’den işitmediğini iddia Edenin Kavlini çürüten Haber [ 939 ] أخبرنا بكر بن محمد بن عبد الوهاب القزاز بالبصرة قال حدثنا عبد الله بن أبي يعقوب الكرماني قال حدثنا يحيى بن أبي بكير قال حدثنا شعبة عن إسماعيل بن عليه عن عبد العزيز بن صهيب قال قلت لأنس بن مالك أخبرني عن دعاء كان يدعو به النبي صلى الله عليه وسلم قال اللهم أتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار فلقيت إسماعيل فسألته فقال أكثر دعوة يدعو بها ربنا آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار 939- Abdulazız b, Suheyb der ki: Enes b, Malik’e: “Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in en çok yaptığı duayı bana haber ver” deyince Enes şu karşılığı verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en çok: “Rabbimiz! Bize dünyada da, ahirette de iyilik ver ve bizi Cehennem azabından koru” duasını yapardı. Ravi dedi ki: ismail’e rastladığımda ona bunu sordum. Dedi ki: Onun en çok yaptığı dua “Allahım! Bize dünyada da, ahirette de iyilik ver ve bizi Cehennem azabından koru” duasıydı. [Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasaru’l-edeb 525); Şuayb: Ravileri güvenilir kimselerdir. Müslim 2690/26; Ebu Davud 1519; Bak hadis no: 936.
ذكر ما يستحب للمرء أن يزيد في الدعاء الذي وصفناه الإقرار بالربوبية لله جل وعلا
Kişinin Zikrettiğimiz Duaya Allah’ın Rububiyetini ikrarı Eklemesinin Müstehaplığı [ 940 ] أخبرنا أبو خليفة قال حدثنا مسدد بن مسرهد قال حدثنا عبد الوارث بن سعيد عن عبد العزيز بن صهيب قال سأل قتادة أنسا أي دعوة أكثر ما يدعو بها النبي صلى الله عليه وسلم قال أكثر دعوة يدعو بها النبي صلى الله عليه وسلم اللهم ربنا آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار 940- Abdulazız b. Suheyb der ki: Katade, Enes b. Malik’e Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en çok yaptığı duayı sorunca, Enes şöyle cevap verdi: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en çok: “Allahım! Ey Rabbimiz! Bize dünyada da, ahirette de iyilik ver ve bizi Cehennem azabından koru” duasını yapardı. [Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb; İsnadı Buhari’nin şartınca sahihtir. Buhari 6389; Ebu Davud 1519; Bak hadis no: 936.
ذكر الخبر الدال على أن المرء مكروه له أن يدعو بضد ما وصفنا من الدعاء
Kişinin Vasfettiğimiz Duaya Aykırı Olarak Dua Etmesinin Mekruh Olduğuna Delalet Eden Haber [ 941 ] أخبرنا عمر بن محمد الهمداني قال حدثنا محمد بن عبد الله بن بزيع قال حدثنا بشر بن المفضل قال حدثنا حميد عن ثابت عن أنس قال عاد النبي صلى الله عليه وسلم رجلا قد جهد حتى صار مثل الفرخ فقال صلى الله عليه وسلم هل كنت دعوت الله بشيء قال نعم كنت أقول اللهم ما كنت معاقبي به في الآخرة فعجله لي في الدنيا فقال صلى الله عليه وسلم لا تستطيعه أو لا تطيقه فهلا قلت اللهم آتنا في الدنيا حسنة وفي الآخرة حسنة وقنا عذاب النار قال فدعا الله فشفاه 941- Enes der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalanıp kuş yavrusu kadar kalmış bir adamı ziyaret edince, kendisine: “Sen, Allah’a bir şey için dua ettin mi?” diye sordu. Adam: “Evet. ‘‘Allahım! Bana ahirette vereceğin cezay önceleyip dünyada iken ver’‘ diye dua ediyordum” karşılığını verince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Sen bu cezayı kaldıramazsın ve buna gücün yetmez. ‘‘Allahım! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru’‘ deseydin ya!” buyurdu. Sonra adam böyle dua edince, Allah adama şifa verdi. [Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim’in şartınca sahih. Bak hadis no: 936.
ذكر ما يجب على المرء من سؤال الباري تعالى الثبات والاستقامة على ما يقربه إليه بفضل الله علينا بذلك
[ 942 ] أخبرنا محمد بن علي الصيرفي بالبصرة قال حدثنا العباس بن الوليد القرشي قال وهيب بن خالد قال حدثنا هشام بن عروة عن أبيه عن سفيان بن عبد الله الثقفي قال قلت يا رسول الله قل لي قولا لا أسأل عنه أحدا بعدك قال قل آمنت بالله ثم استقم 942- Süfyan b. Abdillah es-Sekafl der ki: Allah Resulü’ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ”Ey Allah’ın Resulü! Bana öyle bir söz söyle ki senden başka (veya senden sonra) bu konuda kimseye bir şey sormayayım” dediğimde, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Allah’a iman ettim, de sonra dosdoğru ol” buyurdu. [Tahric:] Elbani: Sahih (Zilalu’l-cenne 1/15/21); Şuayb: İsnadı Buhari ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/413; Müslim 38; Tirmizi 2415; İbn Mace 3972.ذكر الإخبار عما يجب على المرء من التملق إلى الباري في ثبات قلبه له على ما يحب من طاعته
Allah’ın Sevdiği Taatlerde Kalbini Sabit Kılması için Kişinin Rabbini Övmesinin Gerekliliği [ 943 ] أخبرنا محمد بن أحمد بن أبي عون قال حدثنا أبو ثور قال حدثنا علي بن الحسن بن شقيق قال حدثنا عبد الله بن المبارك قال حدثنا عبد الرحمن بن يزيد بن جابر عن بسر بن عبيد الله قال سمعت أبا إدريس الخولاني أنه سمع النواس بن سمعان يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول ما من قلب إلا بين إصبعين من أصابع الرحمن إن شاء أقامه وإن شاء أزاغه قال وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول يا مقلب القلوب ثبت قلوبنا على دينك قال والميزان بيد الرحمن يرفع قوما ويخفض آخرين إلى يوم القيامة 943- Nevvas b. Sem’an der ki: Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Her kalp mutlaka Rahman’ın iki parmağı arasındadır. Dilerse onu doğrultur, dilerse de onu saptırır” buyurduğunu işittim. Bundandır ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: “Ey kalpleri dilediği gibi evirip çeviren! Kalplerimizi dinin üzerinde sabit kıl” Yine şöyle buyurdu: “Mizan, Rahman’ın elindedir. O, Kıyamet gününe değin bazı kavimleri yüceltirken diğerlerini alçaltır.” [Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu’s-sahiha 2091; Zilalu’l-cenne 219); Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 4/182; İbn Mace 199.
ذكر الخبر الدال على ان هذه الألفاظ من هذا النوع أطلقت بألفاظ التمثيل والتشبيه على حسب ما يتعارفه الناس فيما بينهم دون الحكم على ظواهرها
Bu Sözlerde Geçen Lafızların Zahiren Değil de insanların Anlayacağı Şekilde Temsil ve Benzetme Olarak Anlaşılması Gerektiğine işaret Eden Haber
[ 944 ] أخبرنا محمد بن عمر بن محمد بن يوسف بنسا قال حدثنا الحسن بن محمد بن الصباح قال حدثنا عفان قال حدثنا حماد بن سلمة قال أخبرنا ثابت عن أبي رافع عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال يقول الله جل وعلا للعبد يوم القيامة يا بن آدم مرضت فلم تعدني فيقول يا رب كيف أعودك وأنت رب العالمين فيقول أما علمت أن عبدي فلانا مرض فلم تعده أما علمت أنك لو عدته لوجدتني ويقول يا بن آدم استسقيتك فلم تسقني فيقول يا رب كيف أسقيك وأنت رب العالمين فيقول أما علمت أن عبدي فلانا استسقاك فلم تسقه أما علمت أنك لو سقيته لوجدت ذلك عندي يا بن آدم استطعمتك فلم تطعمني فيقول يا رب وكيف أطعمك وأنت رب العالمين فيقول ألم تعلم أن عبدي فلانا استطعمك فلم تطعمه أما لو أنك أطعمته لوجدت ذلك عندي
944- Ebu Hureyre’nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah kıyamet gününde kula: ‘‘Ey Ademoğlu! Hasta olduğumda neden beni ziyarete gelmedin?’‘ buyurur. Kul: ‘‘Rabbim! Sen ki alemlerin Rabbisin! Seni nasıl ziyaret edebilirim?’‘ deyince, Yüce Allah: ”Bilmiyor musun, Filan kulum hasta düştüğünde onu ziyarete gitmedin. Oysa onu ziyarete gitseydin beni de onun yanında bulacaktın’‘ buyurur. Sonra: ‘‘Ey Ademoğlu! Su istediğimde neden bana su vermedin?’‘ buyurur. Kul: ‘‘Rabbim! Sen ki alemlerin Rabbisin! Sana nasıl su vereyim?’‘ deyince, Yüce Allah: ‘‘Bilmiyor musun, Filan kulum sana gelip su isteyince sen vermedin. Oysa ona su verseydin bunun karşılığını benim yanımda bulcaktın’‘ buyurur.” Sonra: ‘‘Ey Ademoğlu! Yemek istediğimde neden bana yemek vermedin?’‘ buyurur. Kul: ‘‘Rabbim! Sen ki alemlerin Rabbisin! Sana nasıl yemek vereyim?’‘ deyince, Yüce Allah: ‘‘Filan kulum sana gelip yemek isteyince sen vermedin. Oysa ona yemek verseydin bunun karşılığını benim yanımda bulacaktın’‘ buyurur.” [Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Bak hadis no: 269. Dua’da Hidayet, Af, Afiyet ve. … İstemek
Hadis Ansiklopedisi Trke Hadis Kaynaklar